7 Ekim 2008 Salı

Gene Sıkıntı!

Ben de sıkıldıkça yazıyorum yahu buraya. Gerçi benim sıkılmadığım an var mı ki? Genel olarak sıkılgan bir insanım işte ne yapayım? Sıkılıyorum!

Ne yapsam ki? diye bakınırken, blogumu gördüm. Bari yazayım dedim. Ne yazsak ki?



Hmm..



2 Days In Paris hakkında yazayım, evet. İzlemek için bu kadar çırpınmama değermiş doğrusu. Sıradan bir romantik komediden çok farklıydı. Evet, komikti. Romantikti de. Ama çağrıştırdıkları bu ikisinden oldukça farklıydı. Hatta direk bir hayat dersi idi benim için Marion'un son cümlesi. Ki onu da yapıştırmak, hatta aşağıya bir de fotoğraf iliştirmek isterim.



"There's a moment in life where you can't recover any more from another break-up. And even if this person bugs you sixty percent of the time, well you still can’t live without him. And even if he wakes you up every day by sneezing right in your face, well you love his sneezes more than anyone else's kisses."

2 yorum:

mor kedi dedi ki...

son cümleleri çok etkileyici izlemek istedim ...

pelinmelin* dedi ki...

bence izlemelisin :)